Karakitap Biyografiler Karakitap Fotoğraf Galerisi Karakitap Mekanlar Karakitap Kültür Sanat Karakitap Edebiyat Karakitap Forum Karakitap Anasayfa
Karakitap arrow Gündem arrow "Davos böyle rajon görmedi" - Ayşe Böhürler
"Davos böyle rajon görmedi" - Ayşe Böhürler
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Yazar KuTuKoLa   
Cumartesi, 31 Ocak 2009
 Havaalanında başbakanı karşılamaya gelen kalabalığın ellerindeki pankartlardan birisinde yazan bu yazı aslında kalabalığın duygusunu çok iyi ifade ediyordu. İzlediğimiz her saniyede kanımızı donduran ve herkese “helal olsun insanlığını konuşturdu” dedirten başbakanımızın Davos'ta ki tutumu Türkiye'de ulusal gururu adeta şahlandırdı. Sadece bununla da kalmadı tüm dünya halklarının gözünde politik hesapların ötesinde insanca bir çıkışın, onurlu ve kimlikli bir duruşun sembolü oldu. Tayyip Erdoğan'ı dünyayı etkileyen ve değiştiren liderler arasına yerleştirdi.

Bu ülkenin başbakanı kendisine haksızlık yapılmasına ve kendisini hedef alan yüksek tonda yapılan bir konuşmayı kabullenmeyerek ülkesinin onurunu korudu. Ambargo, abluka ve bombalar altında yaşamaya zorlanan bir halkı savundu, Hamas'ı değil.

“ Bizi Hüsnü Mübarek anlıyor, Mahmut Abbas anlıyor, siz anlamıyorsunuz” sözlerine, “ben onlardan farklıyım, çaresiz insanların öldürülmesine ses çıkarmamazlık edemem” itirazını içeren hareketi ve söylemi ile insanlığını politikanın önüne yerleştirdi. Sadece bugün sokağa dökülen Gazzelilerin “Gazze seni seviyor” yazdığı pankartlara değil, insanlığın kalbine de ismini yazdırdı.

Tayyip Erdoğan bu çıkışı ile bazı yazarlarımızın sınırladığı şekilde sadece Arap dünyasının değil, tüm halkların alkışını kazandı. İsrail'in, insanlığımızı bir tarafa koyarak dengeler, güç odakları, süper desteklerin arkasında yorumlamamızı istediği 22 gün süren katliamın yüreklerde oluşturduğu çaresizliğe derman oldu, gönüllere su serpti. Hem de antisemitik olmayan bir insancıllıkla.

Tepkiler iki türlüydü; sevinçten havaya fırlayanlar ve sonrasında ne olacak kaygısı duyarak 'yanlıştı' diyenler . İlk yorumlarında tepkilerini dile getirenler bile (eski diplomatlar) dünya televizyonların en popüler klibi haline gelen görüntüleri seyrettikten sonra fikir değiştirdiler. Başbakanın omuzuna dokunan elin, Şimon Peres'in başbakana bakarak, bağırarak konuşmasının da diplomasi dilinde hiç hoş olmadığını söylemeye başladılar. Yediden yetmişe her kesimden halk ise işte Türk başbakanı pısmadı, hem Davos yönetimini hem de Peres'i kendinden özür dilettirdi diyerek büyük bir gururla geçirdiler gecelerini. Tayyip Erdoğan'ın bu çıkışı müzmin depresif ve kötümserleri bile etkiledi. Olayı bin yılın en iyi hareketleri içinde notlayanlarda vardı, bu Erdoğan'ın sonu olur diyenlerde. Geceyi iki tarafı da dinleyerek geçirdim.

Bu meselede Obama'nın tavrının kilit olacağını, bunun da Obama için turnusol değeri taşıdığını söyleyenlerin fikirlerine çok katıldım. Nitekim ilerleyen zaman diliminde Obama'nın Ortadoğu temsilcisinin Türkiye programını iptal ettiğini duyduk.

Peres'in konuşmasını tipik İsrail propagandası içeriyordu.

2005'den beri süren ambargoyu inkar ederek “biz oradan çekilmiştik niye ateş açtılar” diyordu. “Onlara yakıt gönderdik, su gönderdik” sözlerini ise herhalde “bombalar gönderdik” sözlerinin yerine yanlışlıkla kullandı. Meseleyi Hamas'ı korumaya çekerek orada yapılan katliamdan dikkatleri uzaklaştırmak istedi.

Peres “ateşkesi Hamas bozdu” dedi. Oysa İsrail 6 aylık ateşkes süresinde 190 kez eteşkesi ihlal ederek 22 Filistinliyi öldürdü.

Peres “Hamas roket atmadan önce Gazze'de açlık yoktu” dedi. Oysa BM kayıtlarına göre Gazze nüfusunun %85'ten fazlası fakirlik sınırının altında yaşıyor ve yardım teşkilatlarının gönderdiği para ile ayakta duruyor.

Peres “Gazze'ye yardımı biz değil Hamas engelliyor” dedi. Oysa yardım kuruluşları İsrail'den izin alamadıkları için Gazze'den içeri giremiyor.

Peres " Bütün çocuklar bizim için çok değerli, bombardımandan önce cep telefonlarını arayarak haber verdik” dedi. Oysa Gazze'de 22 gün içinde 460 çocuk öldü. Bombardımanda kaçacakları bir yer yoktu çünkü.

Bu olayın başbakanın siyasi kariyerini etkileyeceği endişelerine ise bir arkadaşım ünlü düşünür Slovaj Zizek'in ideolojik fanteziler üzerine yaptığı yorumlar ile cevap verdi. Zizek'in iddiasına göre tarihe yön veren liderler normların, sosyo politik düzenin dışına çıkıp vicdanlarının ya da içgüdülerinin sesine uyarak tarihi yeniden yorumladılar, yeni gerçekliklerle insanları yüzleştirebildiler. Tarihi onlar tersine çevirebildi. “Sosyopolitik düzeni bozmayalım diyen ses ile mücadele eden vicdanlarının, bir başka deyimle fantezilerin sesini dinleyen liderler dünyayı değiştirir” diyen Zizek gerçekliği tanımlamak için göreceliğe değil ama 'yamuk bakışa' değer atfeden yaklaşımı sıradışı bir liderlik yapan Tayyip Erdoğan'ı anlamak için çok uygundu aslında.

Yine Zizek'de , batı dünyasının anti liberal ve şiddeti alkışlayan tavırlarına, müslümanlarla ilgili çifte standartlarına ilişkin farklı yorumları da bulmak mümkündü.

“İslam'a bakarken tarihe dönmeliyiz. Aslında eski Yugoslavya'ya bakmanın çok doğru olduğunu düşünüyorum. Niye Saraybosna en şiddetli çatışmalara sahne oldu? Çünkü etnik olarak eski Yugoslavya'nın en karışık bölgesiydi. Niye? Çünkü Müslümanların elindeydi ve tarihe baktığınızda en hoşgörülü olanlar onlardı. Diğer dinlerden topluluklarla beraber yaşayabilmişlerdi. Biz Slovenler ve Hırvatlar, Katoliktik ve Müslümanları yüzyıl önce kendi bölgemizden yollamıştk. Bu tarihi gerçek bile İslam'ın şiddet içermediğinin bir kanıtı. Şimdi kendimize sormamız gereken niye Müslümanlığın terörist kanadının son zamanlarda yükseldiği. Hoşgörü ve köktenci şiddet arasındaki gerilim medeniyetimizin bir parçası. Bir başka örnekte ise CNN'de Başkan Bush'un, babası Afganistan'da pilot olan yedi yaşında küçük bir kızın mektubunu okuduğunu gördük. Mektupta küçük kız babasını sevdiğini ama gerekiyorsa babasını vatan için feda edebileceğini söylüyordu. Bush bunu "Amerikan vatanseverliği" olarak adlandırdı. Şimdi düşünelim. Aynı şeyi bir Afgan küçük kız yapmış olsa "Küçük çocukları nasıl maniple ediyorlar, ne köktencilik" deriz.” (Slovaj Zizek röportajı –Birgün)
Yorumlar (0)add comment

Yorum yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy
 
Sonraki >
E-Kitap Biyografiler Sesli Kitap Mekanlar Fotoğraf GalerisiKitap Özeti

Haberdar mısınız?

haberler e-posta kutunuza gelsin






Karakitap TV ForumSözlüklerYazarlarKültür Sanat Edebiyat

Üye Girişi







Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
aktivasyon kodumu yeniden yolla!

En Çok Okunan Gündem Haberi

Şuanda 4 misafir bağlı
Advertisement