| |
|
| Bayrağı bile demir sopası için taşıyorlar |
| Yazar KuTuKoLa | |
| Salı, 21 Ekim 2008 | |
Davanın nerede görüleceği aylar öncesinden belliydi. İlgili taraflar tüm hazırlıklarını yapmıştı. Daha ilk günde yaşanan aksaklıklar, bazılarının işini tam yapmadığını gösterdi.Birileri sanki zafiyet görüntüsü oluşsun istiyor. Mahkeme salonuna girişte yaşanan karmaşa ve cezaevi dışındaki arbedeyi görenler 'Güvenlik nerede?' diye sormadan edemedi. Ergenekon zanlıları 'kaos ortamı' oluşturacak eylemlerde bulunmakla suçlanıyor. Dün, Silivri Cezaevi'nin dışında bunu görmek mümkündü. Özellikle İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek'in adamları mahkeme salonunun içinde ve dışında ortamı germek için ellerinden geleni yaptı. Özellikle dışarıda kalanlar kendilerinden farklı gördükleri herkese sözlü ve fiili saldırıda bulundu. Davanın en hazırlıklı grubu olduklarını gösterdiler. Hepsi ellerinde bayraklarla gelmiş. Ancak bayrakları bağladıkları sopaların kalınlığı ve birçoğunun demir oluşunun sebebi, ilerleyen dakikalarda anlaşılabildi. Öğle saatlerine doğru duruşmayı takip etmek için gelen 'Ergenekon karşıtı' grupları gören İP'liler, bayrakları çıkarıp sopalarla dolaşmaya başladı. Bu durum bir süre sonra güvenlik güçlerinin de dikkatini çekmiş olmalı ki, iki grup arasına 10 kadar jandarma dikildi. Cezaevine gelenler güvenlik olarak sadece 'Jandarma Trafik'i gördü. Onlar da gelen ve gidenleri el işaretiyle yönlendirdi. Bayrak kamuflajlı demir sopalarla gelenler, ellerini kollarını sallaya sallaya geçti eylem yerlerine. Bazı televizyonların canlı yayın stantları basıldı. 'Ergenekoncular hak ettikleri cezayı alsın' diyen gazetelerin araçları yumruklandı. Silivri Cezaevi dün çok yoğundu. Diğer mahkumlar için de görüş günüydü. Yakınlarını görmeye gelen insanlar, yanlışlıkla Ergenekon davasının kalabalığı içinde bekledi uzun süre. Kuyrukta kimler yoktu ki?.. Sanık Kemal Alemdaroğlu, Yaşar Okuyan, CHP'li Şahin Mengü bunlardan bazıları. Avukatlar, tutuksuz sanıklar ve gazetecileri aynı kapıdan içeri almak isteyince karmaşa kaçınılmaz oldu tabii. Dikkatimizi çeken ayrıntılardan biri de faili meçhul cinayete kurban giden bazı isimlerin gündeme gelmesiydi. Ergenekonculara destek için gelenler yüksek sesle yoklama yaptı. 'Turan Dursun, Bahriye Üçok, Necip Hablemitoğlu' isimlerini söyleyip hep beraber 'burada' dediler. İddianameye göre, faili meçhul cinayetleri bu örgüt işledi. Bu dava Türkiye için bir temizlik davası. Her ne kadar sanık Kemal Alemdaroğlu, mahkeme salonunu eleştirirken 'elimizi kurulayacak yer bulamadık' dese de aldırmamak gerekiyor. Kurulamak için önce yıkamak lazım! Mahkeme, elleri kirli olanların temizlenmesi için büyük bir fırsat. ALİ AKKUŞ Beğendiklerime Ekle Sık Kullanılanlara Ekle Arkadaşına Gönder Yorumlar (0)
![]() Yorum yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
haberler e-posta kutunuza gelsin
| Kayıp Parola? |
| Hesabınız yok mu? Kayıt Ol |
| aktivasyon kodumu yeniden yolla! |