Karakitap Biyografiler Karakitap Fotoğraf Galerisi Karakitap Mekanlar Karakitap Kültür Sanat Karakitap Edebiyat Karakitap Forum Karakitap Anasayfa
Karakitap arrow KuTuKoLa arrow Söylesene Zeus Gökyüzünü Ne Zaman Görebileceğim - KuTuKoLa
Söylesene Zeus Gökyüzünü Ne Zaman Görebileceğim - KuTuKoLa
Üye Değerlendirme: / 9
Kötüİyi 
Yazar KuTuKoLa   
Cumartesi, 16 Ağustos 2008
 Güneş doğar, gün ışıldanır eğer gökyüzünde bulut yoksa tüm kızgınlığını yer küreye gösterir, akşam olur arkasından gece her yeni bir gün bu gelişim gerçekleşir, programlanmışçasına… Bunlar aslında bilindik şeyler.  Gece olduğunda bir çok insan muhasebesini yapar, vakit gece yarısını geçmişti o muhasebesini yapıyormuş gibi gözükse de aslında onun hesabı bu gecede var olmamıştı, uzun zaman olmuştu gökyüzünü gözünün alabildiğince göremediği, hürriyetinden devamlı şüphe duyuyordu, özgür insanlar gökyüzünü görebilirdi, esir edilmiş insanlar, gökyüzünü geometrik şekillerle görebiliyorlardı, kare, üçgen daha değişik dörtbuçukgen, üçbuçukgen gibi gibi…

Bir gün sonrasında…

Gök sanki tüm canlılara güç gösteriyordu, aslında gök gücünü değil de, gökyüzünü yaratan gücünü kainattaki canlılara gösteriyordu, gök gürlüyor şimşekler çakıyor fakat bu gürültüye rağmen  yağmur şiddetli değildi, derya halk dilindeki gibi çarşaf gibiydi, limana yakın durmuş ticari gemiler ise aydınlatmalarını yakmıştı, o ise çatı katındaki balkonuna çıkıp hafif yağmurun altında geminin içindeki mürettebatı düşünüyordu, ne yapıyorlardı tam on üç gündür orada demir atmışlardı, kaptanından tayfasına kadar rol biçiyordu kendince…

Tüm bu düşünceler içerisinde içeri girdi, hafif yağmur omuzlarını ıslatmıştı umursamadı bile, yatağına uzandığında saçlarından kulağına damlayan birkaç damla ona ıslandığını söylüyordu, o ise sadece son zamanlar etrafındaki daralmayı düşünüyordu, insanları ve insanların ona yaptıklarını, bu düşünce ona hem doğru kararları aldırıyordu hem de onu siteme itiyor içinden her şeye sövesi ya da lanet edesi geliyordu, sevmiyordu menfaatlerle yaşamayı…


O, hala özgür değildi hala gökyüzünü göremiyordu, hep gözünün kenarında bir nesne obje görüyordu, bu detaylar onu boğuyordu, sıkılıyordu. Sıkıntısını belli etmemeye gayret etse de, o hep kendisiyle hesaplaşıyormuş gibi görünüyordu, her defasında otoyol kenarlarında oturup araçların hızla çıkardığı gürültüyle ruhunu dövüyordu, yine gökyüzünü görememişti, esaret bedenle değil ruhla yaşanabiliyordu, bu yüzyılda emin olduğu bir gerçek ise çoğunluğun özgür iradesi olmaması ve çoğunluğun esaretlerle yaşadığıydı, ne yapabilirdi ki, kendisi daha gökyüzünü görememişti, mahpus hayatı yaşamamasına rağmen mahpuslardaki gibi görüyordu gökyüzünü, mahkumlar gibi, tamamen değil sadece görüş açısı kadar görebiliyordu…

Belki Yarın Görebilir!...


* Gökyüzü Kadar Özgür, Özgürlük Sembolü Kadar Hür Olmak İçin...

KuTuKoLa

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  

Yorumlar (1)add comment

güle_meftun said:

 
yüregine saglık cok nefis bi yazı olmus... sıradakılerı sabırsızlıkla beklıom :)
rapor et
yükselt
düşür
Aralık 22, 2008
Oyunuz: +0

Yorum yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Yazarlar Menüsü