Karakitap Biyografiler Karakitap Fotoğraf Galerisi Karakitap Mekanlar Karakitap Kültür Sanat Karakitap Edebiyat Karakitap Forum Karakitap Anasayfa
Karakitap
Kapital' hep okunmak için bekler - Semih Gümüş (Kitap)
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Yazar karakitap   
Çarşamba, 11 Temmuz 2007
Bugün 'Kapital'in kendisi ya da 'Kapital'i Okumak' gibi özgün çözümlemelerin hâlâ tartışılabilmesinin nedeni 'Kapital'in bilgisinin özsel doğruluğudur

Karl Marx'ın yapıtının eleştirel yeniden okunması yaratıcı düşünsel emekle anlamlıdır ki, burada düz okumaların yeni düş kırıklıklarına yol açması güçlü bir olasılıktır.

Elbette öznel oldukça özgün katkılara yol açabilecek ve gene her durumda ancak küçük bir azınlığın ilgi alanında yaşanabilecek bir yaratıcı okumanın etkilerinin kendi çevresiyle sınırlı olacağı baştan kabul edilmelidir.
Bütün toplumu ilgilendirdiği varsayılan bir düşüncenin çözümlenmesi çabasıyla bu düşüncenin küçük azınlıkların ilgi alanına sıkışmasında bir paradoks var. Ama yaratıcı düşünsel etkinlikler de önce bireyin kendisiyle barışını kurmak içindir. Sonra bu çaba toplumsal hayatın bütün alanlarında kullanılabilecek bir dizi yoruma ve sonuca yol açarsa, maddi bir kazanıma da dönüşür. Ama toplumsal kazancın sağlam bir örgütsel kaldıraca gereksinimi vardır ki, orada da bireysel düşünce özgürlüğüyle örgütsel kısıtların yol açtığı paradoksun yıpratıcı etkileri var.

Kapital'i okuma güçlüklerinden ayrıca söz ettiğimiz günlerin üstünden otuz beş yıl geçmiş. O günlerde Kapital kendini hep erteletip yerini başka kitaplara bıraktı, onların da çoğu Marksizmin klasikleri sayılanlardı. Yalnızca kısa bir süre masanın üstünde kaldı Kapital ve herkesin birbirine bakıp, 'biz bunu nasıl okuyacağız?' diye sormasına neden oldu. Sonunda dört cildinin çevirisinin tamamlanması iyice ürkütücü olmuştu ve bir yerden başlayanların pek azı sonunu getirebildi.

Okunması zor bir kitap

Kapital'i okumak zordu. Ancak günlük siyasal hay huy içinden çekilip evine kapananların işi olabilirdi bu; o günlerde de böylelerine pek rastlanmıyordu. Ben de daha gençlik yıllarımın başlangıcında Kapital'i okumaya heves edenlerdendim, ama başladıktan sonra sürdürecek ne aklım vardı ne de yeterli birikimim. Ne Yapmalı ya da Louis Bonaparte'ın 18. Brumaire'ini okumaya benzemiyordu Kapital'i okumak. Birkaç kez başlayıp bıraktıktan sonra bir on yıllık süre içinde ilk iki cildi tamamlamayı başardım. Ama o gün bugün sonunu getiremedim. Mehmet Selik çevirisinden okuduğum Kapital'in yayıncısı da, Kızılay'daki küçücük, ama ilk sürekli kitabevim olan Odak Kitabevi'ydi.

Neden sonra yeni yeni tanıdığımız Althusser'in Kapital'i Okumak kitabının varlığından haberli olduk, ama onun ışığında Kapital'i okuma hayalimizi uzun süre gerçekleştiremedik.
Kapital hep okunmak için bekler; kendi serüveniyle koşut yürüyen bir okuma serüveni yaratır; bu arada her dönemde okunur da. Bir zamanlar militan Marksizmin kutsal kitabı gibi görülen Kapital (bu yüzden mi okunmaktan çok inanılarak yarattı söylencesini), kapitalizmin son yirmi yıl içinde tarihin sonunu getirecek gizilgüce sahip olmadığı bir kez daha açığa çıkmaya başlayınca bir kez daha görüldü ki, sorunların çözümlenmesinde temel bir başvuru kitabı olarak dönüp bakılacaklar arasındaki yerini hâlâ koruyor.

Kapital'i okuma biçimi bizde öteki bütün düzeylerin üstüne siyasal olanı geçirmiş ve siyasal okumanın baskın ruhu belki onun tam anlamıyla okunamamasının nedenlerinden olmuştur. Althusser ise, "Bizler hepimiz felsefeciydik" diyor. "Kapital'i iktisatçı olarak, tarihçi ya da edebiyatçı olarak okumuş değiliz. (...) Kapital'i filozof olarak okuduk, dolayısıyla ona başka bir soru sorduk."
Bu soru: 'nesne'siyle ilişkisinin ne olduğudur. Nesnesiyle kurduğu ilişkinin söylemindeki özgünlük de buna bağlı bir düzey olarak alındığında, kapsamlı bir yorum alanı açılır.
Belki burada Althusser ve yanında yer alanların, Kapital'in klasik iktisadın söyleminden ayrıldığı kadar genç Marx'ın söyleminden de ayrılması yönünde verdikleri bütüncül yanıtın, tam onların anladığı biçimde paylaşılması gerekmiyor. Kapital klasik iktisat söyleminden bütün bütüne ayrılır ve klasik iktisattan aldığı veriler, o verileri değerlendirme biçimi, sonunda ulaştığı sonuçların sınıfsal bağlanmayla anlamını kazanması sağlar bunu. Genç Marx'ın yadsınması biçimindeki okuma ise, Marksizm içinden çıkan yorumlar arasındadır.

Althusser, genç Marx'ın aslında neden sonra bütüncül bir kurama dönüşen Marksizme önayak olurken bilimsel bir bütün oluşturamadığını, Hegelci nüansları güçlü biçimde taşıdığını, yabancılaşma ve hümanizma duyarlığının ideolojik bir yanılsama olarak alınması gerektiğini savunur. Althusser'in genç Marx ile ilgili çözümlemeleri ne denli kapsamlı görünürse görünsün, bazı önsel yargılara dayanır ki, bu da sonunda Marksizmi komünist partilerin geleneğinden bağımsızlaştırmaya çalışırken bile kendine özgü bir dogma kurmaya çalışmasından güç alır. Althusser, KP geleneğini eleştirirken, Marksizme ben senden daha bağlıyım, demektedir aslında. Orada kuramı mutlaklaştıran düşünce, hayatın anlamını sorgulamadığı için bir dogma olarak kâğıt üstünde kalma yazgısına bir kez daha boyun eğmiş olur. Oysa Althusser sonrasında şu da sorgulanmalıdır ki, 1844 Elyazmaları'nın bugün yeniden okunup yorumlanması, Marksizmin kesintisiz değişim ruhuna uygun en doğru arayışlardan olacaktır ve değişim başka nerede aranabilir?

1844 Elyazmaları, Kapital, Gotha ve Erfurt Programlarının Eleştirisi ya da Marx'ın herhangi bir temel yapıtını yeniden anlamlandırma etkinliği Marksizmin bugün gerçekten anlamı olup olmadığını gösterecektir. Kapital, hayatın anlamını arayış sürecine koşut okunduğunda zorlanmadan okunabilir ve bu onun eksik okunma biçimini tamamlayacak tek yoldur.
Kapital'i klasik iktisattan koparan belirleyici öğe klasik iktisadın görmek istemediğini dolaysızca göstermesi; siyasal iktisadı tam anlamıyla kuşatan bütüncül donanımı karşısına aynı düzeyde bir seçenek koyma amacıdır. Bunun için bilimsel bir çalışma olarak alınmıştır Kapital. Ama onu neden sonra bir bilim sayanlar kadar katı bir gerçeklik olarak aldı mı yazdıklarını Marx'ın kendisi, tartışmak gerekir.

'Kapital'in kırılma noktası

Marx, sonunda kendine dönüşlü bir çalışma olarak tasarlamadı Kapital'i; onun içinden çıkan başka metinlere yol açması ne kadar amaçlandıysa, tarihi açıklama kaygısı da belirleyiciydi ki, bu yanı onu kendiliğinden dışarı açılmaya yatkınlaştırır. Dolayısıyla Kapital'in kırılma noktaları, onun yazıldığı günden bugüne yaşayabilmesini sağlamıştır. Yoksa Marksizmin klasik düşünürlerinin sözünü ettiği "Kapital'in mantığı" bir hiç olurdu ve irdelenen mantık Kapital'in bir politik iktisat metni olduğu kadar, bir değişim felsefesi olarak okunmasının da zeminini oluşturur. Unutulmasın: Marksizmin dogmalara yatkın yüzünde tarihsel materyalizm ile siyasal iktidar sorunları kendilerini hemen gösterir, ama iktisat çözümlemeleri için esnekliği her zaman daha çok olmuştur.

Aradan geçen yüz kırk yıl sonra bugün Kapital'in yalnızca bir siyasal iktisat kitabı olarak okunması haklı olarak eskimiş bir metne yapay solunum yaptırma çabası olarak düşünülebilir. Onda bütün akademik okumaların aradığını bulmasının nedeni Kapital'in eskimesi değil, bu okuma biçimlerinin eskimesidir. Kapital gerçeğinin en önemli yanının bu olduğunu sanıyorum ki, bunu görmeyen hiçbir okurda Kapital'i yeniden okuma güdüsü oluşamaz. Althusser'in paradoksu da Kapital'i yaşayan, organik bir metin olarak alma konusundaki istekliliği yanında kuramsal okumayı abartmasıdır. Kuramın abartıldığı yerde ideolojinin egemenliği başlar, böylece iki uçlu bir çıkmaza girilir: girdiğiniz yerden artık çıkamadığınız gibi, öteki çıkış yolunu da kapatmış olursunuz.

Althusser'in Kapital'i Okumak kitabının en çarpıcı çözümlemelerinden biri, Kapital bağlamında soyutlama kavramına getirdiği çok yönlü açılım. Kapital bir soyutlama metni olarak, yaşayan iktisadı hayatın çevresine ördüğü ayrıkotlarından arındırarak ortaya çıkarır ve göründüğünden bambaşka bir gerçekliğin keşfi olarak sunar. O soyutlamanın açığa çıkardığı öz, üstelik kendiliğinden köktencidir. Hem sahip olduğu gizilgüç yerinde durması olanaksız bir harekete geçirici gibidir, hem de kuşaktan kuşağa aktarılabilmesini sağlamıştır.

Şu var ki, Kapital'in soyutlama etkinliğinin sonunda ortaya çıkan bilgisi siyasetin gölgesinde okunmazlaşırken, felsefenin yordamları içinde canlanabilir ve politik iktisadın yaşadığımız an içindeki yorumlarınca yenilenir. Bugün Kapital'in kendisi ya da Kapital'i Okumak gibi özgün çözümlemelerin hâlâ tartışılabilmesinin nedeni Kapital'in içerdiği bilginin özsel doğruluğudur. Kendisini mutlaklaştırmadığı için, çığır açıcı olmasıdır. Açtığı çığır içinde siyasal iktisadın yeni özgün araştırmalarının yolunu açmaktadır.
 


Radikal
Yorumlar (0)add comment

Yorum yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy
 
< Önceki   Sonraki >
En Çok Okunan Edebiyat Haberleri
Son Gönderilen Edebiyat Haberleri

En Çok Okunan Edebiyat Haberi