Meseleye şöyle de bakılabilir: Hrant Dink'in öldürülmesi

Türkiye'nin tarihi vekimliğiyle yüzleşmesinin acılı bir aşamasıdır.
Değil mi ki, Hrant'ın Dink'in ölümü Türkiye'nin çoğunluğu
için, farklı olanla birlikte düşünme, birlikte mücadele
konusunda sınırları tarihsel belleğin belirlediğini göstermiştir.
Ermenilik metaforuna bile tahammül edememek, hakiki
anlam ile mecazi anlamı ayırtetme kabiliyetinden bir anda
arınmak bile, aslında Ermeni ve Ermeniliğin Türk kimliğinin
ne denli tersten oluşturucusu olduğunu ortaya koymuştur.
Evet, yüzleşmeler bastırılmış belleği su yüzüne çıkarırlar,
kimlik ve kişilik oluşturan savunma mekanizmalarını sarsar,
derin dalgalanmalar yaratırlar.